İçeriğe geç

Erdinç Şişman kimdir ?

Erdinç Şişman kimdir? Bir ismin peşinden giderken başlayan küçük bir İzmir macerası

Değerli ziyaretçiler, Markatescilisorgulama ekibi bu yazısında “Erdinç Şişman kimdir” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.

İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bazı soruların beni garip bir şekilde düşündürdüğünü itiraf etmem gerekiyor. Mesela “Erdinç Şişman kimdir?” sorusu ilk bakışta basit bir biyografi araştırması gibi duruyor. Ama benim kafamda hemen başka bir sahne canlanıyor.

Bir akşam Alsancak’ta arkadaşlarla oturmuşuz. Masada her zamanki gibi çay bardakları, yarısı yenmiş bir tabak patates kızartması ve hayatın anlamını çözmeye çalışan ama hesabı kimin ödeyeceğini çözemeyen bir ekip var.

Arkadaşlardan biri telefonunu çıkarıyor:

— “Ya Erdinç Şişman kimdir biliyor musun?”

Ben de klasik ben refleksiyle cevap veriyorum:

— “Bilmiyorum ama ismi güçlü. Kesin sabah kahvesini içmeden kimseyle konuşmayan ama kahvesini içince herkese hayat dersi veren biridir.”

Masadakiler gülüyor. Ben de gülüyorum. Çünkü bazen insanları tanımadan önce kafamızda küçük hikâyeler yazıyoruz. Sonra gerçek kişiyle karşılaşınca o hikâyeleri çöpe atıyoruz. İnsan zihni biraz garip bir yer. Ben mesela markete giderken bile “Bugün kasiyer kesin çok yoğun olacak” diye düşünüyorum, sonra kasiyer gayet sakin şekilde poşet uzatıyor. Benim beynim ise gereksiz bir aksiyon filmi çekmiş oluyor.

Erdinç Şişman kimdir? sorusunun arkasındaki merak

Bir kişinin kim olduğunu merak etmek aslında sadece ismini öğrenmek değildir. İnsanlar genellikle bir isim ararken bir hikâye arar.

“Kimdir?” sorusu içinde biraz geçmiş, biraz karakter, biraz başarı, biraz da insanın günlük hayatta nasıl biri olduğu merakı vardır.

Çünkü hepimizin kafasında şöyle bir soru vardır:

“Bu insan nasıl bir hayat yaşadı?”

Bazen internette bir isim görürüz. Bir başarı, bir çalışma, bir paylaşım ya da bir haber dikkatimize çeker. Sonra ister istemez merak ederiz.

“Bu kişinin hikâyesi ne?”

İşte Erdinç Şişman kimdir? sorusu da böyle bir merakın başlangıç noktası olabilir. Bir isimden yola çıkarak bir insanı anlamaya çalışmak, aslında hepimizin yaptığı doğal bir şeydir.

Ben kendi hayatımdan biliyorum. Yeni biriyle tanıştığımda ilk beş dakikada onun bütün karakter analizini yaptığımı sanıyorum. Sonra üç gün sonra fark ediyorum ki adam sadece kahvesini şekersiz içiyormuş, ben ise kafamda “disiplinli, planlı, hayatını çözmüş insan” profili oluşturmuşum.

Beynimiz bazen fazla mesai yapan bir senarist gibi çalışıyor.

Bir ismin arkasındaki insanı anlamaya çalışmak

İnsanları sadece isimleriyle tanımak mümkün değil. Çünkü bir isim, koskoca bir hayatın sadece tabelası gibidir.

Bir dükkânın tabelasına bakıp içeride ne olduğunu tamamen anlayabilir misiniz?

Bazen dışarıdan küçük görünen bir yerden inanılmaz şeyler çıkar. Bazen de büyük tabelalı bir yerden sadece klasik bir tost çıkar.

İnsan da böyledir.

Bir kişinin kim olduğunu anlamak için onun düşüncelerine, yaptığı işlere, insanlarla ilişkisine ve hayata bakışına bakmak gerekir.

Erdinç Şişman kimdir? diye soran birinin aslında sorduğu şey belki de şudur:

“Bu ismin arkasında nasıl bir insan var?”

İşte bu noktada biyografilerden daha önemli bir şey ortaya çıkar: İnsan hikâyesi.

Çünkü herkesin görünmeyen bir tarafı vardır.

Sabah alarmı çaldığında beş dakika daha uyumak isteyen başarılı insanlar da vardır.

Toplantıda çok ciddi duran ama eve gidince saçma videolara gülen insanlar da vardır.

Herkese güçlü görünen ama gece yatağa yatınca gelecek planlarını düşünen insanlar da vardır.

Ben bunu çok iyi biliyorum. Arkadaş ortamında en komik kişi olduğumu düşünürler. Sürekli şaka yaparım, herkesi güldürürüm. Ama gece saat 02.00’de tavana bakıp “Acaba bundan beş yıl sonra ne olacak?” diye düşünürken beni kimse görmez.

İnsan biraz komik, biraz karmaşık bir canlı.

İzmir’de sıradan bir gün ve büyük düşünceler

Mesela İzmir’de sıradan bir gün düşünelim.

Sabah dışarı çıkmışım. Hava güzel. Kordon’da yürüyen insanlar, vapura yetişmeye çalışanlar, elinde kahveyle dünyayı kurtarmaya çalışan gençler…

Ben de yürürken kendi kendime konuşuyorum:

— “Bugün çok verimli olacağım.”

Bunu söyledikten yaklaşık 20 dakika sonra telefonda gereksiz videolar izlerken buluyorum kendimi.

İnsan plan yapmayı çok seviyor. Uygulamayı ise bazen unutuyor.

Belki de bu yüzden insan hikâyeleri bize ilginç geliyor. Çünkü herkesin içinde küçük çelişkiler var.

Bir insan başarılı olabilir ama hâlâ ailesinin yanında çocuk gibi hissedebilir.

Bir insan güçlü olabilir ama bazen sadece sessizce oturmak isteyebilir.

Bir insan herkesin tanıdığı biri olabilir ama markette sıra beklerken herkes gibi sıkılabilir.

Erdinç Şişman kimdir? sorusunu düşünürken de aslında sadece bir kişiyi değil, insan olmanın bu karmaşık tarafını konuşuyoruz.

İsimler neden bu kadar merak uyandırır?

Bence isimlerin garip bir etkisi var.

Bir isim duyduğumuz anda beynimiz hemen boşlukları doldurmaya çalışıyor.

“Bu kişi nasıl biridir?”

“Ne yapmıştır?”

“Nasıl bir hayatı vardır?”

Bazen bu merak çok komik yerlere gidebiliyor.

Mesela arkadaşım yeni tanıştığı biri için şöyle demişti:

— “Bu adam kesin çok düzenlidir.”

“Nereden anladın?” dedim.

— “Telefon kılıfından.”

İşte insan analizimiz bazen bu seviyeye çıkabiliyor.

Bir telefon kılıfından karakter analizi yapmak… Modern çağın gizli yeteneği olabilir.

Ama gerçek şu ki insanları tanımak zaman ister.

Bir insanı bir cümleyle anlatmak mümkün değildir.

Herkesin görünmeyen bir hikâyesi vardır

Hayatta en sevdiğim şeylerden biri insanların küçük hikâyeleridir.

Otobüste yanınızda oturan kişinin belki yıllardır uğraştığı bir hedef vardır.

Kahve veren kişinin belki bugün önemli bir kararı vardır.

Yanından geçtiğiniz insan belki hayatının en büyük değişimini yaşıyordur.

Biz çoğu zaman insanların sadece dışarıdan görünen kısmını biliyoruz.

Sosyal medya çağında bu daha da arttı.

Herkes mutlu fotoğraf koyuyor.

Herkes başarılarını gösteriyor.

Ama kimse “Bugün üç saat boyunca hiçbir şey yapmadan tavana baktım” paylaşımı yapmıyor.

Oysa insan hayatının büyük kısmı tam olarak böyle anlardan oluşuyor.

Düşünmekten, denemekten, hata yapmaktan, yeniden başlamaktan…

Erdinç Şişman kimdir? sorusuna farklı bir bakış

Belki de bazı soruların cevabı sadece birkaç bilgi değildir.

Bazen bir insanı anlamak için onun bıraktığı izlere bakmak gerekir.

Yaptıkları, ürettikleri, insanlarla kurduğu bağlar ve hayata yaklaşımı…

Çünkü insanı insan yapan şey sadece adı değildir.

Ben kendi çevremde bunu çok görüyorum.

Bir arkadaşım var. Her zaman şaka yapar. Herkes onun çok rahat biri olduğunu düşünür. Ama aslında en küçük detayları bile kafasına takar.

Bir gün ona sordum:

— “Sen hiç rahat mısın?”

Dedi ki:

— “Tabii rahatım.”

Beş saniye sonra ekledi:

— “Ama dün söylediğim cümlenin yanlış anlaşılmış olma ihtimalini üç kere düşündüm.”

İşte insan böyle bir şey.

Dışarıdan kahkaha, içeriden düşünce maratonu.

Kendimizi başkalarında aramak

Belki de başka insanların hayatlarını merak etmemizin sebebi biraz da kendimizi anlamaya çalışmamızdır.

Bir başkasının hikâyesine bakarken aslında kendi hikâyemizle karşılaştırma yaparız.

“Ben olsam ne yapardım?”

“Benim hedefim ne?”

“Ben hangi noktadayım?”

Bu yüzden “Erdinç Şişman kimdir?” gibi sorular sadece bir isim araştırması değildir.

Aynı zamanda insanın dünyaya bakış şeklidir.

Merak etmek güzeldir.

Çünkü merak eden insan öğrenir.

Öğrenen insan değişir.

Değişen insan da hayatına yeni kapılar açar.

Son söz: Bir ismi tanımak, bir hikâyeye yaklaşmaktır

İzmir’de bir akşam yürürken şunu düşündüm:

Dünyada milyarlarca insan var ve her birinin anlatılmayı bekleyen bir hikâyesi bulunuyor.

Kimi hikâyeler büyük sahnelere çıkar.

Kimi hikâyeler sadece birkaç kişinin kalbinde yaşar.

Ama hepsi değerlidir.

Erdinç Şişman kimdir? sorusu da böyle bir merakın kapısını açar. Bir ismin ardındaki insanı anlamaya çalışmak, aslında insanları daha dikkatli görmeyi öğretir.

Çünkü bazen en ilginç hikâyeler en yüksek sesle anlatılanlar değildir.

Bazen bir kahve sohbetinde, bazen eski bir anıda, bazen de hiç beklemediğimiz bir anda karşımıza çıkar.

Ben de kendi küçük İzmir hayatımda şunu öğrendim:

İnsanları hızlı tanımlamaya çalışıyoruz ama onları gerçekten anlamak zaman istiyor.

Ve belki de hayatın en güzel taraflarından biri bu.

Her insan biraz soru işareti.

Her insan biraz hikâye.

Her insan biraz komedi, biraz dram, biraz da çözülmeyi bekleyen büyük bir roman.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet yeni girişilbet girişilbet giriş adresiwww.betexper.xyz/