Yıldırımın Peşinden Koşan Genç: Bir Yıldırımdan Korunma Hikâyesi
Hayat, her anıyla bir sürpriz… Kimse ne olacağını tam olarak kestiremez. Kayseri’nin soğuk kış akşamları, insanın ruhunu dondurur; fakat her şeyin bir karşılığı vardır, değil mi? O gece, belki de şehri ve içimdeki korkuyu son kez sevmek üzereydim. Bir yıldırım düşecekti, bir şeyler değişecekti ve ben buna hazırlıklı değildim.
Yıldırımdan korunma seviyelerinin ne olduğunu, o gece gerçekten öğrendim. Ama hepsinden önemlisi, bu gece bana sadece gökyüzündeki ışığın ne kadar tehlikeli olabileceğini değil, aynı zamanda kalbimdeki karanlık köşelerdeki korkuları da gösterdi.
Yağmurdan Önce
Geceyi sabaha bağlayan saatlerdi. Bir yudum kahvemi içtikten sonra Kayseri’nin sabaha nasıl uyanacağını düşünüyordum. Havada garip bir yoğunluk vardı, sanki her şey bir şeylere hazırlık yapıyordu. Evimin balkonundan bakınca, sanki bir şeyler dönüyordu. Biraz korku, biraz heyecan… Galiba bir şeyi fark etmiştim: Bir şeyler kötü olacak ama aynı zamanda içimde bir umut da vardı. Belki de korkuyu geçebilirdim.
Çok geçmeden, o tanıdık ses geldi. Önce çok hafif, sanki biri bir çivi duvara çakıyormuş gibi, ardından aniden bir çığlık gibi… Yıldırım düşmeden önce her zaman bu şekilde bir ses gelir. Ama bu defa, sanki farklıydı. Biraz daha korkutucuydu.
Başımı kaldırdım ve gökyüzüne baktım. Gözlerim yıldızları arıyordu ama bulamıyordum. Yıldızlar bile gökyüzüne sıkışmış gibiydi, ama yine de o an bir şeyin varlığını hissedebiliyordum. O karanlık, derin gökyüzü benim için çok fazlaydı; her şey beni içine çekiyor gibiydi.
İlk Yıldırım
Bir anda, korktuğum şey gerçekleşti. Yıldırım, kocaman bir ışık hüzmesi gibi gökyüzünü yararak düştü. Göğüs kafesimi saran bir korku dalgası hissettim. O an, içimde bir bağ kopmuş gibi oldu. Kalbim hızla atıyordu ve bir adım bile atmaya cesaretim yoktu. Yıldırım sadece havada değil, bende de bir yerlerde patladı.
“Yıldırımdan korunma seviyeleri nedir?” diye düşündüm. Belki de o kadar basit bir şeydi. Herkesin bir ‘korunma seviyesini’ geçebileceğini biliyordum ama ben bu kadar güçlü bir doğa olayına karşı tek başıma nasıl direnebilirdim? İşte o an, kendime bu soruyu sordum. İçimdeki korku büyüyordu ve çözüm arayışım da bir o kadar derinleşiyordu.
Yıldırımdan Korunma Seviyeleri: Hayatta Kalmak
Yıldırımlar aslında her zaman bir güç gösterisi gibidir. Güçlü, hızlı ve acımasız. Yıldırımdan korunma seviyelerini ilk kez bu kadar net hissettim. Hızlıca aklıma birkaç fikir geldi; ama onlardan önce kendimi, ne yapacağımı, nasıl hareket edeceğimi anlamaya çalışıyordum. O an, hayatımı, geçmişimi düşündüm.
Yıldırımdan korunmanın en temeli nedir? En basiti: bir bina altında, sağlam bir yapının içinde olmak. Hangi seviyedeki bir yapı sizi korur? O sırada aklıma birkaç şey geldi. Bir yığın bilgi birikimi… İki katlı bir evin güvenli olduğunu, fakat tek katlı, açık alanlarda yıldırımın ne kadar kolayca insanı bulabileceğini biliyordum. Ya da bir araba… Bir arabada kalmak da belirli bir güvenlik sağlar, fakat doğru şekilde korunmazsanız, o araba da bir tuzak olabilir.
Bunlar birer teknikti, ama ben bu bilgileri içimde hissediyor, bir şekilde hayatımın tam ortasında öğreniyordum. Bu gerçeklerden kaçmam mümkün değildi. Bazen hayat, size tecrübeyle bir şeyler öğretir, işte ben de o gece tam olarak bunu öğrendim.
İçimdeki Korku
Balkona geri döndüm. Yıldırım, bu sefer daha yakın bir yere düşmüştü. Gözlerim kararmıştı. O kadar korkuyordum ki sanki kalbim tek bir çırpıda duracak gibi hissediyordum. Bunu hissetmek, gerçekten korkutucuydu. Ama bir şey vardı, derin bir umut vardı, sanki bana cesaret veren bir şey… Bunu anlamaya çalıştım.
Yıldırımdan korunma seviyeleriyle ilgili bilgi beni sadece korumuyordu. Beni düşündürüyordu. Ya benim içimdeki yıldırımı koruyabilseydim? Ya içimdeki bu korkuyu doğru seviyeye getirip kontrol edebilseydim? Bu da bir tür korunma şekli olamaz mıydı? Korkunun beni yok etmesine engel olmak, hem dışarıdaki yıldırım hem de içimdeki fırtına karşısında dayanmak… İşte tam olarak bunu yapmak istiyordum.
Bir Kez Daha Yıldırım
O an her şey yavaşladı. Yıldırım, bu sefer daha geniş bir alanı aydınlatıyordu. Sadece bir ışık değildi, her şeyin aniden değişmesi gibiydi. Bir şok dalgası gibi… Şimdi bu ışık beni yakalayacak gibi hissediyordum. Ama bu kez çok farklıydı. Bir şey vardı, belki de bir şeyler değişiyordu. Yıldırımdan korunma seviyelerini geçmek… Artık bunu hissetmiyorum. Belki de aslında doğru seviyede olmama gerek yoktu. Sadece hayatta kalmak yetiyordu.
Ve sonra, sanki o korku dağılmıştı. Bir anda hiç bir şey kalmamıştı. Yıldırım, arka planda bir ışık bırakarak kayboldu.
Sonuç: Yıldırımdan Korunmak
O gece, yıldırım beni sadece korkutmakla kalmadı; aynı zamanda içimdeki karanlıkları da aydınlattı. Yıldırımdan korunma seviyeleri konusunda çok fazla teknik bilgi vardı, ama en önemli şey, kişinin kendini nasıl koruyacağıydı. Hayatta kalmak, güçlü bir yapının içinde olmak kadar, içsel gücünü bulmakla da ilgiliydi.
Bu gece, içimdeki korkuları ve cesaretimi aynı anda öğrendim. Yıldırım, kaybolan ışığı ve gökyüzündeki o korkutucu patlama kadar, aslında insanın ruhundaki yıldırımları da ortaya çıkaran bir güçtü. Ama sonunda, kendi seviyemi bulmuş ve hayatımda bir değişim yaşamıştım.
Ve belki de bir daha hiç korkmazdım…